
Sabah kalkıp ilk yaptığınız iş nedir?
Peki bunun devamında bizler, biz hayvan sever diye adlandırılanlar ne yapıyoruz biliyor musunuz? İşimizin başına oturup ilk sabah yoğunluğunu attıktan sonra o dakikaya kadar telefonla bir haber gelmediyse ya da tv'de haberlerde kötü bir haber görmediysek korka korka e-maillerimize bakmaya başlıyoruz...
Bugun hangi Allahın belasi insafsiz belediye nerde kaç hayvana kıydı... Kac köpek tecavüzde öldü, kaçı barınaklarda can çekisiyor, kim nerede hayvan dövüştürüyor, kliniklerde baktırdığımız minik kedi kurtuldu mu, şu üzerine bezsin dökülen ve yaklıan köpek iyi mi, kim nerde kiminle hayvan hakları için savaş veriyor , kaç tanesini sahiplendirip kurtarabiliriz diye cebelleşiyoruz..
Bu beni neden ilgilendirir diye merak mi ettiniz buyrun yazıyorum işte.......
Vatanını seven vatandaş, dini bütün bir müslüman, sporu ve sporcuyu seven bir eski bir atletizimci, aşk isteyen kadın, çocuk isteyen onlarca yol deneyen anne aday adayı, politikacıların hepsini bir kazanda kaynatmayı düşleyen eski bir aktif, bürokrasiden nefret eden ama uymayı da bilen bir koyun, süper yemek yapan bir ahçı, dansı seven bir dansçı, magazini yakından takip eden bir izleyici , sinemayı takip eden bir sinemasever, kitapları okuyan bir kurt, gazeteleri takip eden bir meraklı, yarını nasıl çıkartırım eyvah faturalar geldi borsa ne alemde altın düştü diye tepinen bir ortadirek , işinin başında bir memur, ama en çok da bu millete hizmet vermek icin terorun kol gezdigi bir memlekette gorev yapan bir askerin onurlu esi, beni boyle yetistirdiği icin aileme daima dua eden tutan bir evladım...
Onun icin de yazdıklarım hepinizi ilgilendiriyor.. İlgilendirmek durumunda biz sizleri okuyoruz, dinliyoruz seyrediyoruz siz de hic degilse bir kere bizi yok saymadan amaaan kapatayım unuturum nasıil olsa işime bakayım demeden once bir düşünün lütfen... Uzun bir yazı ama eh bence değer hatta az bile... Yoksa ben de sizleri yok sayacağım ama bu arada siz vicdanınızla büyük bir savaş içerisinde acaba ne oldular diye meraktan kıvranacaksınız.....
Mutlaka her birinizin bir gun bir yerde bir şekilde iyi yada kötü bir hayvanla dialoğu oldu.. Olmaması imkansız çünkü onlar da bizim gibi bu dünya üzerinde en az bizim kadar yaşam hakkına sahip olarak varoldular..
Ama şimdi sizler hızla bir yere giderken çarptiginiz ya da çarpilip yol kenarina terk edilen o hayvanin sonrasinda başina neler geldiğini ya da nasıl kıvrana kıvrana öldüğünü hiç düşündünüz mü?
Muhtemelen böyle bir görüntü karşısında "iiiğğğğğ" gibi yüz ekşiterek bir tepki verip çekip gittiniz değil mi? Öyle değil ama.. O hayvanı ordan alıp bir yardımla arabanızı kirletmek pahasına hayata döndürseniz acaba gün sizin icin nasıil devam edecekti.. Ya da o hayvana carpıp gideni şikayet etseniz en azından aldığı ceza örnek olacaktı biliyorsunuz değil mi?
İster inanın ister inanmayın ama en inandığınız neyse onun aşkına su arabeskvari bir yazı da olsa biraz katlanarak okuyun lütfen..
Türkiyenin dörtbir yanında binlerce hayvan….. İşkence altında ve bağirta bağirta öldürüyorlar onları.. Ve biz hayvansever tabir edilen kitle tepiniyoruz elimizden geleni olmayan şartlarımızı zorlayarak, güç şeyleri oldurmaya çalışarak bu yolda ömek pahasına cebelleşiyoruz...
Allahın unuttuğu yerdeki yerlere terk edilip ölüme zorlanan, gözümüzün önünde en güvendiğimiz yerde canlı canlı katledilen, üstünden para kazanılıp bir de işkence gören, erkeklerin elinde tecavuz aracıolan , karnında bebeğiyle toprağa gömülen, gözleri oyulan,karnı deşilen, kuyruğu, kulağı, dili kesilen, dövüştürülüp kaybedince de öldürülen, başka hayvanlara yem diye verilen, yaşlanınca, hastalanınca, sakatlanınca, eşya yenileyince, evde çocuk doğunca, evden taşınınca, kısırlaştırılmayan hayvan doğurunca, işten eve geç dönüp yalnız yaşayamaz bütün gün bu diye düşünülüp o zaman vereyim ben bu köpeği ve bir çok sudan sebeple terk edilen binlerce hayvan binlerce...
Sadece kedi köpek değil bahsettiğim… Kuşlar, atlar, tavşanlar, balıklar…
Doğal yaşamına müdahale ettiğimiz tüm canlılar...
Kaçını, hangisini ve nasıl, hangi şartlarla kurtarabiliriz?
Bizleri ne sanıyorsunuz; MANYAK, SAPIK, CADI, DELİ, hayvandan başkasını bilmez BENCİL, insanları sevmeyen GARİPLER ORDUSU, onların üstünden para kazanan RANTÇI mı? Tabii ki heryerde olduğu gibi ayrıkotlarımız da var ama bizler onları bilip zaten uzaklaştırmaya calışıyoruz.. Ama bizler yukarda saydıklarımızdan hicbirsi değiliz.... DUYGUSALIZ, maddiyatımızı bu yolda tüketecek kadar CÖMERTİZ ya da ÇILGINIZ, AKLI BAŞINDA insanlarız, anneyiz, babayiz, kardeşiz, teyzeyiz, amcayız, anneanneyiz, dedeyiz, isçiyiz, memuruz, borçluyuz, girişimciyiz, biz de canlıyız oluyoruz yani ölebilme yetimiz bile var.. Bizler de evlenip ayrılabiliyoruz hatta aramızda herşeye rağmen mutlu kişilerin bile olduğu rivayet edilir.
Sizden çok şey değil sesimizi duyurabilmemiz, insanlara herşeyi eğrisi doğrusuyla , bu hayvanların da can taşıdığını ,peluştan değil bizim gibi eti, kanı, canı olduğunu anlatabilmemiz lazım..
Bakin sesimizi duyuramadığımız bizi yok saydıkları için neler oluyor... Zannetmeyin ki sadece Türkiye elimizden geldiğince her yere yetişmeye çalışıyoruz bizler..
Ve lütfen bana insana acınmayan bir yerde hayvana mı değer verilecek, aç çocuklar, insanlar, eğitim eksikliği gibi bahaneleri sıralayarak kaçış yolunu seçmeyin biz de biliyoruz biz de o insanların içindeyiz...
Unutmayın bizler de işe buradan tutarak devam ediyoruz. Bizi eleştirenler de o konuya eğilsinler ama bizleri daha doğrusu bu Allahın yarattığı diğer canlıları da yok saymasınlar…
Aklımız dimağımız durdu artık.. Ellerimizde belgeler, görüntüler, şahitler olduğu halde yazdığımız dilekçelerimiz o kadar yere, o kadar çok kişiye, onları adam yerine koyarak her şeyi kuralına uygun olarak yaparak yolladığımız halde tüm kapılar yüzümüze “çat çat" kapanıyor, inkarlar başlıyor hemen..
Koskoca belediyenin başkanı şehrinde olan bitenden bihaber ama işi bitirenler de ısrarla emir aldık diyerek ikilemde kalıyorlar.. Anlatamıyoruz herhalde kimseden yapacağından fazlasını değil sadece yapması gerekeni yani görevini istiyoruz biz...
Benim günahim nedir ki sokakta eziyet gören hayvanları her türlü şartimi zorlayarak evime alıp korumaya calışıyorum.. Zorum şu.. Nasıl ki insanin insana yaptığı kötülükleri hoş görmüyorsam , insanın hayvana yaptıklarını da hoş görmüyorum.. Nedir günahları sesleri çıkmaz itiraz edemezler biz ne verirsek yer, ne yaparsak uymak zorunda kalırlar..Ne yaptılar bize ne?
Çocuga saldıran pittbull'un günahını o hayvandan değil onu genetiğiyle oynayandan, üretenden, yetiştirenden sormak gerekli.. Hayvan ne bilsin hatasını ne anlasın ki.. Elimi çizen bir kedi yüzünden tüm kedilere düşman mı olayım şimdi.. O zaman hergün bir sürü insan katil oluyor onları da aynı şekilde kesip doğrayıp incelesinler bakalim bu adam kudurdu da mı katil oldu diye.. Ya da kafes ardında aç susuz barınağa tıksınlar.. İnanınki katilleri bir ay barınakta tutsak tövbe ederler.. Hapisaneler ile barınaklar içlerinde barındırdıkları canlıları değiştirsinler lütfen....
Ben hayvanlari seviyorum herkes sevmek zorunda değil ama bana da ; bu ülkeye vergi veren bana da saygı duymak zorundalar.. Benim oyumla belediye başkanı olmuş makam araçlarında boy gösteren , Başbakan olmus adamlar, benim alkışımla sanatçı olmuş adamlar, benim vergimle okuyan adamlar beni yok sayamazlar.. Benim paramla gazetesini alıp okuduğum adamlar, kanalını seyredip reyting kattığım adamlar beni "hadiii beee" diye iteleyemezler.. Bizlere destek olmanızı istiyorum...
Bizler tıkandık ve inanin ki gidişatimiz hic de iyi değil.. Sağlıksıiz nesiller yetisecek çocuklarımız kötü örnekler görerek büyüyecek...
Anneden yediği dayakla sinirlenen ve sokağa fırlayıp bir kedinin gözünü oyan ya da bir köpeği yakarak dikkat çekmek isteyen çocuklarımızı… Onların ileride birer katil olabileceği riskini biliyor musunuz..
Unutmayın şiddette ilk adım tamamıyla günahsız hayvana ikinci adım bebek ve çocuklara, üçünücü adım kadınlara, dördüncü insan ırkına…. Bu şekilde gidiyor.. Bu zinciri kırıp dur dememiz gerekiyor…
Kapımızın önüne koyacağımız bir tas suyun kaç can tarafından içileceğini biliyor musunuz ya da o evde çöpe dökeceğiniz artık yemeği yiyebilmek için çöp kovalarını kollayan yeni sistem belediyeciliktr tuzaklara düşen hayvancıkları..
Peki çocuklar karne hediyesi olarak alınıp sonra terk edilen canları.. Barınaklara terk edilen ağlayan yüreklerini..
Sadece zevk için avlanıp, çarsaf çarşaf fotoğraflarla güç gösterisi yapanları….
Kürkü için avlanan, eti için doğranan, deney için kullanılan canları….. Ülkeler kıtalar arası hayvan kaçakçığılığını biliyor musunuz? Kesilip çanta, anahtarlık, halı, kıyafet , süs eşyası yapılan kedi köpekleri…Timsahlar, yılanlar malum zaten...
Peki ya sirk denilen işkence evleri...... eğitilirken yedikleri dayakları, o koca koca filleri, kaplanların, arslanların çektikleri eziyetleri....
Zevk için canlı canlı haşlanan istakozları, ciğeri için işkence gören kazları.. Taze olsun diye beyni patlatılıp yenilen maymunları.. Gözleri asitle güya ulvi amaç için yakılan tavşanları.. Eti sütü olacak diye işkence gören inek, koyunları… Kuluçkalarında canlı canlı ezilen civcivleri, dayak yiyen tavukları…
Dövüştürülen horozları pekii.. Yada dövüştürlen köpekleri ve onlara dövüş talimi olan diğer köpekleri..
İşçi olarak çalışan hayvanları tecavüz mağduru; eşek, tavuk,kedi,köpe,at,inek, koyun, keçileriiii…
Tabii ki biliyoruz.. Canımız yanıyor mu hem de nasıl…
Bizler ölüp gideceğiz ve onlar da bizlerden gördükleri gibi götürcekler herşeyi.. Yapmayın yalvarırım yapmayın..
Bizlere destek olun .. Bakın bizler sizlerin vasıtasıyla milyonlarca insana ulasarak sesimizi duyurabiliriz, insanlar hem kendi haklarını, hem de hayvanlarvın haklarını öğrenirler.. Bilinçlenip ona göre sahiplenip , ona göre gerektiği yerde tepkilerini verirler... Vallahi öcü değiliz.. Hayvanları , insanlari sevmek adına barışa hasret kaldığımız şu zamanda hic değilse bir nebze huzur adına... Belediyeleri, devlet buyuklerini, en yüksektekileri, gizliden yönetenleri herkesi herkesi sadece yapmaları gereken konusunda uyaralım... Aramızda konusmayı bilen, anlatmayı bilen, insanları tatlı dille eğitebilecek o kadar cok değerli insanlar var ki.. Siz bizlere şans verin sonuçtan binlerce canlı memnun kalacak.. Bir cok evin içine huzur gelecek.. Hic değilse eğer kaldıysa ömrümün diğer yarısını bir nebze olsun huzurla geçireyim.. Çok mu şey istediğim....
Elimizde size bir ömür yetecek kadar malzeme var. Görüntüler içler acısı ,insanlar gorevlerini yapmıyor..
Her yerde kan kokusu var… Sadece acı acı hayvan çığlıkları………………..Acı acı… Yürek yakan, yürek dağlayan sanki benim canım yanıyor gibi… Gibisi fazla canım yanıyor…….
Ben iyi bir dünya ve hayat hak ediyorsam hayatlarını esarete ve sürgüne çevirip resmen gasp ettiğimiz o canların da hakları var…. Verelim mi haklarını geri.. Haydi……
Hiçbiryerden ve kimseden korkum yok sabrım ise hic yok....
Sevgiler.....
Ceyda BAL
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder