PETLIFE DOĞAL YAŞAMI VE HAYVANLARI KORUMA KURTARMA DERNEĞİ Manifestosu
Türkiye’de kurulmuş yada kurulma aşamasında olan onlarca dernek içerisinde, çıkış noktası ve vizyonu açısından belki de en ayrıcalıklı dernektir. Bu gün ülkemizde onlarca Hayvan Hakları savunucusu olan ve yararına çalışan dernek olup bir de Federasyon bulunmaktadır. Tüm bu dernek enflasyonuna rağmen işleyişte hala gözle görülür çok ciddi sorunlar bulunmaktadır…
İşte PETLIFE DOĞAL YAŞAMI VE HAYVANLARI KORUMA KURTARMA DERNEĞİ’nin çıkış noktası tamda bu işleyişteki sorunlara kalıcı çözümler bulma arayışıdır. Yasalar çerçevesinde Hayvan Hakları mücadelesinde, kulisler oluşturan, gruplar yada bireysel olarak verilen onca mücadeleye rağmen pek fazla somut bir ilerleme kaydedilememiştir. Ülkenin dört bir yanındaki barınak, bakım evi ve Rehabilitasyon merkezlerinden gün geçmiyor ki benzer kötü haberler duymayalım. Bu haberlerin bize öğretmiş olduğu en önemli bilgi ise yapması ve devamlılığını sağlaması sorumluluğu yerel yönetimlerde olduğu halde; Yerel yönetimlerin konuya asla bizlerin bakış açısı ve hassasiyeti ile bakmıyor olmasıdır. Bu yüzdendir ki onlarca yıldır Hayvan severler ve Yerel Yönetimler arasında kısır bir çekişme, restleşme , inatlaşma hatta zaman zaman darp ve benzeri durumlara kadar varan olaylar sinsilesi hiç bitmemiştir.
Hayvan Hakları Kanunun değişmesi ve yürürlülüğe girmesi ne denli elzem ise, ülkemizde yerel yönetimlerden izinle kurulan gönüllü bakım evleri de artık o kadar elzemdir. Çünkü yılların vermiş olduğu tecrübe şunu göstermektedir; zorla hayvan sever olunması, bir hayvana zorla bakılması, yada toplumsal nedenlerle hayvanların zorla ve bilinçli olarak alı konulup kapatılması hiçbir insani olguyla bağdaşmamaktadır.
Bu noktadan yola çıkarak , başta PETLIFE DOĞAL YAŞAMI VE HAYVANLARI KORUMA KURTARMA DERNEĞİ’nin belirediği pilot bölge olmak üzere ülke çapında gönüllülerin çalıştığı, ihtiyaçlarını karşıladığı , günümüz barınak anlayışının çok ötesinde çok daha sosyal ve insani bakım evlerinin kurulması için yola çıkılmıştır. Onlarca yıldır yerel yönetimlerle yapılan sorumluluk savaşında maalesef ki yine kaybeden sokaktaki hayvanımız olmuştur. Yasa ile derneklere verilen hakları kullanarak , hayvanların zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli olan geliri elde etmek mümkündür. Kısaca klasik dernekçilik anlayışının çok ötesinde girişimci ve üretken bir yapıya bürünmek ve dünyadaki örnekleri göz önüne alarak uygulamaları hızla ülkemize empoze etmemiz gerekmektedir.
Hayvan Hakları , Bilgilendirme , Eğitim ve Öğretim amaçlı tüm çalışmalarının yanında bizler için en önemlisi üreten hayvan severler olmaktır. Üretebildiğimiz sürece sahip olduğumuz katma değeri onlarla sonuna kadar paylaşabiliriz. Destek ve bağış temelli oluşumlarda gördüğümüz bir çok aksaklığında temelinde bu katma değer eksikliği olduğunu düşünmekteyiz. Gönüllülük yanında zorunluluk olmalı ki bizlerin hayvanlar için yaptıklarımız anlam kazansın ve süreklilik arz etsin…
PETLIFE DOĞAL YAŞAMI VE HAYVANLARI KORUMA KURTARMA DERNEĞİ ülkede kurulmuş diğer derneklerden farklı olmakla birlikte kurulma amacı ve projeleri ile de ayrıcalıklı bir yerdedir. Hayvanların temel sorunlarını tespit etmiş, zaruri gereksinimlerini belirlemiş, onlarında insanlarla olan iletişime ne denli ihtiyaç duydukları gözlenerek gerekli araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Sokak hayvanları insanlarla iç içe yaşadıkları sürece sosyal ve zararsız canlılardır. Tecrit ve ömür boyu kafeste tutulma gibi anlayış ve bu uygulamanın gerekliliğini savunmak günümüzde son derece yersizdir. Ancak hala bu uygulama büyük bir memnuniyetle yapılmakta ve uygulamanın değişmesi adına tüm mücadelemize rağmen bir netice vermemektedir. Söz konusu hayvanların insanlardan uzakta ve kilit altında tutulması zorunluluk arz ediyorsa, bunun içinde insani bir çözüm bulunmalıdır. Bununla ilgili bir dizi proje hazırlanmış, uygulama aşamasına gelinmek üzeredir.
Tüm bu proje ve uygulama geliştirme çalışmaları sırasında görülen en büyük sorunlardan biri ise, Canlıların Yaşam Hakkı kavramına henüz hayvanların dahil edilmemiş olmasıdır. Hali hazırda ülkemizde tüm uygulamalar insan sağlığı ve hakları üzerine oturtulmuş yada oturtulmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle, bizler sokaktaki yada evlerdeki ve hatta doğal yaşamdaki tüm hayvanların aynı haklara sahip olması gerektiğini düşünmekteyiz. Günümüz anlayışında, araç çarpan bir yaya kaldırımda ölüme terk edilmiyorsa, aynı durumda bir hayvanında terk edilmesi düşünülemez. Bu noktadan yola çıkarak, pilot bölge başta olmak üzere acil sağlık hizmeti, ilk yardım gibi hizmetlerin yanında, adli müdahaleler de büyük eksiklikler gözlemlenmiştir. Yasalarla korumanın gerekliliği ne kadar önemliyse o yasaları uygulamakta o denli önemlidir. Sahibini korumak adına bir polis memurunu ısıran köpek ömür boyu kafeste yaşamaya mahkum ediliyorsa, hem bakış açısı hem de uygulama acilen değişmelidir. Hayvanlarla iç içe olan kişilerin, bir iş başvuru formu doldurmaktan çok daha öte donanıma sahip olmaları gerekliliği hepimizce aşikardır. Yerel yönetimlerin son yollarda can simidi olarak kullandıkları taşeron firma uygulaması, biz hayvan severler ve hayvanlar için tam bir faciaya dönüşmüştür. Buda göstermektedir ki ! Hayvan sever olmak bir iş gücü vesilesi olamaz, bir Pazar yada mecra asla değildir. Gerek gönüllü bakım evlerinde gerekse yerel yönetimlerin sorumluluğundaki barınaklarda konuyla ilgili, bilgi beceri ve insani değerleri taşımayan kişilerin istihdam edilmesi ivedilikle sona erdirilmelidir. Bununla birlikte gerekli olan kurum , kuruluş ve sivil toplum örgütlerince verilecek olan eğitim ve seminerleri tamamlamış, bilgi ve becerisini ispatlamış kişilerin bu noktalarda istihdam edilmesi hem hayvanlar , hem bizler hem de uygar bir ülke olmamız açısından tek yoldur…
Nasıl olmalı, kim yapmalı , ne zaman yapmalı gibi sorumluluk saptıran anlayışı bir kenara bırakmak ve böyle olmalı, biz yapmalıyız, şimdi yapmalıyız demek ve sorumluluğu almak zorundayız. Temelinde mutlu ve sağlıklı hayvan olan her fikrin ve projenin değerlendirildiği, hayata geçirilmek için çalışıldığı bir çatı oluşturmak; o çatı altında hayatını ve iş gücünü bu amaçla kullanan insanlarla bir araya gelinen PETLIFE DOĞAL YAŞAMI VE HAYVANLARI KORUMA KURTARMA DERNEĞİ’nde. Yeni bir dernek, yeni bir hayvan sever , yeni bir hayvan sevgisi profili sunulmaktadır.
Ülkemizde birkaç kurumun başında bulunan bir avuç insandan çok daha fazla insan; evini, gelirini ve hayatını hayvanlara adamış, söz konusu bir avuç insanın aksine toplumdan itilmiş, dışlanmış ve yargılanmış bir hayata mahkum edilmiştir. Bizler hayvanlara gösterdiğimiz özen ve ehemmiyeti bu gizli kahramanlara da göstermek ve onların toplumda hak ettikleri saygıyı görmelerini sağlamayı görev bildik. Toplumun hiçbir kesiminde hiç kimse; hayvan sever olduğu için dışlanamaz, yadırganamaz, aşağılanamaz. Bunu ancak bilinçli bir toplumla engelleyebiliriz. Konuyla ilgili toplum bilinci oluşturmak en az sokaktaki hayvanlar kadar önemlidir.
Kısacası ; PETLIFE DOĞAL YAŞAMI VE HAYVANLARI KORUMA KURTARMA DERNEĞİ
• Tüm canlıların gezegende eşit yaşama hakkı olduğunu bilir ve savunur
• Tüm hayvanların eşit muamele görmesi gerektiğini bilir ve savunur
• Tüm hayvanların onların yaşam hakkı gözetilerek insani bir anlayışla yaşatılması gerektiğini bilir ve savunur
• Gerekli olan tüm mecralarda hayvan haklarıyla ilgili mücadele edilmesi gerektiğini bilir ve savunur
• Toplumsal bilinç için gerekli unsurların başında hayvan sevgisi geldiğini birli ve savunur
• Hiçbir hayvan severin bu eğilimden dolayı , dışlanması, aşağılanması yada yadırganmasının mümkün olmadığını bilir ve savunur
• Her hayvanın tıpkı insanlar gibi karakteri ve kişiliği olup ona göre yaşaması gerektiğini bilir ve savunur
• Yasalar, kanun ve hükümlerin izin verdiği her alanda bu konuyla ilgili her türlü çalışmanın yapılması gerektiğini bilir ve savunur
• Hayvanların bir metaa , mal yada unsur olarak görüldüğü, davranıldığı her türlü durumda şiddetle muhalefet edilmesi gerektiğini bilir ve savunur
• Ne amaçla olursa olsun, hayvanları kazanç kapısı olarak gören, kullanan, insanların bu konudaki duygu ve düşüncelerini istismar eden kişiler ve kurumlarla mücadele edilmesi gerektiğini bilir ve savunur.
• Her hayvanın tıpkı insanların sahip olduğu yaşama ve yaşatılma şartlarına sahip olmaları gerektiğini ve bunun için mücadele edilmesi gerektiğini bilir ve savunur.
• Habitat, ekosistem , doğal yaşam gibi unsurlarında amaçları içinde olduğunu bilir ve savunur.
• Toplumun genelinin aksine, hayvansız sokak temiz sokaktır anlayışını asla kabul etmediğini, aksi için mücadele ettiğini , edeceğini bilir ve savunur…